DİYARBAKIR ULUSAL GENÇLİK PARLAMENTOSU KOORDİNASYON TOPLANTISI

Kunter Güleç

Diyarbakır Kent Konseyi Gençlik Meclisi ev sahipliğinde Ulusal Gençlik Parlamentosu (UGP) 31 Ocak – 3 Şubat 2013 tarihlerinde “Karar Alma Süreçlerinde Gençlik Katılımı” konu başlığıyla Diyarbakır’da Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi.

Diyarbakır Koordinasyon ToplantısıDiyarbakır Kent Konseyi

Toplantı şehri Diyarbakır olunca birçok kişide ön yargı vardı. Terörden dolayı ve Türk – Kürt ilişkilerinden dolayı birçok kişide ön yargı ve tedirginlik vardı. Bende tam tersi düşünüyordum. Doğu da çok farklı şehirlerde yaşadım. Anadolu insanın yeri her zaman bende farklıdır. Ayrıca Habitat Derneği farklılıklara saygı duyan bir kuruluştu. Bu yüzden ön yargıları yıkmak ve bizzat yerinde o kültürü yaşatmak adına güzel bir çalışma yapmıştı.  Ulaşım otobüs rayiç bedelleri üzerinden hesaplanıyordu. İstanbul’dan otobüsle saatlerce gitmek istemedim. Fark ücretini verip uçak biletini almıştım. UGP Yürütme Kurulu Üyesi İsmail METİN ile birlikte gidecektik. Atatürk Havalimanında buluştuk.

Diyarbakır Gençlik Meclisi

Diyarbakır’a vardıktan sonra Ciğer Şiş yemek için şehir merkezinde yer alan Çamlıca Lokantasına gittik. Ciğerlerimiz gelmişti. Ayranlar bardakta değil de bakır kâsesinde gelmişti. Kepçeye doldurup içiyorsunuz. Yemekleri yedikten sonra toplantının yapılacağı Dedeman Otele geçtik. Dernekten ve Diyarbakır Gençlik Meclisinden üyeler gelenleri karşılayıp oda işlemlerinde yardımcı oldular. Odaya yerleştikten sonra tanışma için toplantısına geçildi. Toplantıya lisede okuyan öğrencilerinde katılması ayrı bir sevindiriciydi. Daha bu yaştan bu tarz organizasyonlarda kendilerini geliştirme fırsatını yakalıyordu. Bu da bireyden başlayıp topluma yayılacağından olumlu bir izlenimdi.

Diyarbakır KebapBiga Kent Konseyi Gençlik Meclisi

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra program açılış konuşmalarıyla başlamıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman BAYDEMİR’de konuşmacılar arasındaydı. Makamı gereği kendisini davet etmişlerdi. Habitatta her siyasi düşünce yer alıyordu. Farklı renkler bir aradaydı. Osman Bey’i destekleyenler defalarca konuşmasını alkışlayarak durdurmuşlardı ama Osman Bey hitabına ve konuşmasına devam ediyordu. Kolay bir şey olduğunu düşünmüyorum. Konuşma yaptığımda sözüm kesilse defalarca sanırım anlatacağımı unuturdum.

Diyarbakır

1996’dan Günümüze Gençlerin Karar Alma Süreçlerine Katılım Konusunda Yapılan Çalışmalar adlı sunum yapıldı ve atölye çalışmalarına geçildi. Koordinasyon Toplantısında ağırlıklı olarak gençlerin karar alma süreçlerinde yerelde ve ulusalda nasıl çalışmalar yapabiliriz üzerine iş planları yapılıyordu. Bu toplantıda yine güzel insanlar tanımıştım. Özellikle Olcay KILINÇCI, Derhan DAROĞLU, Umut SÖĞÜTLÜ ile iyi anlaştık. Oda arkadaşlarım sanırım otelde ilk defa kalıyor ya da eksik bilgilendirme yapmışlar. Odadayken canları meyve suyu çekiyor. Mini Bar Dolabından içmişler. Bende fark ettim. Uyardım bu içtikleriniz ekstra size faturalandırma yapılıyor. Dernek ödemiyor bilginiz olsun diye. Tam markasını hatırlamıyorum ama bildiğimiz bir markaydı ve fiyatını otel baya yüksekten yazmış. Çocuklar vermek istemedi. Bunun çarşıya çıkmışlar market, bakkal meyve suyu aramışlar. Aynı markayı bulamasalar da aroması aynı olan bir meyve suyu aldılar ve dolabın içine koydular. Aynı marka bulacağım diye girmedikleri yer kalmamış. Tam bir komediydi.

Diyarbakır Dedeman Otel

Toplantılarda genelde uyumuyoruz. Lobide, odalarda veya dışarıda vakit geçiriyorduk. Önce bir bara gittik. Orda biraz eğlendikten sonra gecenin bir yarısı Ciğer yemeye gittik. Sanki normal bir saatmiş gibi mekan dopdoluydu. 3 – 4 katlı bir yer olmasına rağmen oturmaya yer zor bulduk. Yediğim en lezzetli ciğerlerden birisiydi. Dernekten Kazım HASIRCI genelde sahada olduğundan farklı lezzetler ve farklı yerler görmeyi seviyordu. Bizde ona takıldık. Gece sonra otele döndük ve odalarda sohbete devam.

Diyarbakır Ciğer

Sabah 07:00’de buluşup Tarihi Hasan Paşa Hanına gidip Meşhur Diyarbakır Kahvaltısı yiyecektik. Saat geldi ve lobide buluştuk. Geze geze hanı bulduk ve bir mekana girdik. Toplamda 7 kişiydik. Kahvaltı servis edilmeye başlandı. Dünyanın çeşidi vardı. Gözümüz daha yemeden doymuştu. Canınız çekiyor biliyorum ama afiyetle yedik. Ardından keyif yapmak adına Sütlü Menengiç Kahvemizi de içip otele geri döndük. Diyarbakır’da terör var diye tedirgin olanlar 1 Şubat günü Ankara’da ABD Büyükelçiliği’nde canlı bomba patlamıştı. İşte alın yazısı. Ölümün ne zaman nerede nasıl geleceği belli değildi. Bu yüzden anı yaşamak lazımdı.

Diyarbakır Kahvaltısı

Toplantıda çok değerli konuşmacılar yine vardı. Sezai Bey ve Hansın Bey’in engin tecrübelerini dinlediğimiz için çok şanslı olduğumuzu düşüyorum. Atölye çalışmaları yapıldı ve çıktılar sunumlarla paylaşılıyordu. Son gece artık gelenlerle samimiyet artmıştı. Odalarda yine toplanmışız sohbet koyu ne olduysa yorgunluktan bir anda uyuyakalmışım. Sabah bir uyandım. Kendi odamda değilim etrafa baktım kimi yerde kimi koltukta bende yatakta yatıyorum ama yatakta 10 kişi rahat var herkes odaya gitmeye üşenmiş olduğu yerde uyumuş 😊

UGP

Son gün gelmişti. Diyarbakır’da görmemiz gereken yerlerle ilgili Gençlik Meclisi kısa bir gezi programı yapmış. Sur ilçesine gittik. Dünya’da tek olan Dört Ayaklı Minareyi gösterdiler. Dört sütunun üzerine inşa edilen ilginç bir yapıydı. İçinden geçersen dileklerin kabul oluyormuş. UGP Yürütme Kurulu Üyesi Ulaş TEPE hep belediye başkanı olmak istiyordu. Bu doğrultuda kendini geliştiriyor ve çalışıyordu. Dileği de buydu.

Atölye ÇalışmasıSezai Hazır

Diyarbakır’ın kültürel değerlerinden olan Dengbej Evine gittik. Burada Kürt kültürünü yakından görebilirsiniz. Deng (Ses), Bej (Söyle) anlamlarına gelmektedir. Burada doğaçlama Kürtçe olarak ağıtlar, şarkılar söylenmektedir. Kürtçe karşılığı klam ve stran demekmiş. Biri başlıyor biter bitmez diğeri devam ediyordu. Kürtçe bilen arkadaşlarımızda çeviri yapıyorlardı.

Dengbej Evi

Ardından On Gözlü Köprüye gittik. Köprü Dicle Nehrinin üstüne kurulmuş. Dilekler tutuldu, kağıtlara yazıldı ve Dicle Nehrine attık. On Gözlünün Köprüsünün hikayesini merak edenler araştırabilir. Suzan Suzi (Kırklar Dağı’nın düzü türküsünün hikayesidir. Sonra davul zurna eşliğinde halay çekmeye başladık.

Habitat Derneği DiyarbakırHalay

Daha sonra Meşhur Diyarbakır Burçlarına gittik. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri girmesi adına imza kampanyasına destek olduk. Çin Seddi’nden sonra en uzun Sur olma özelliği taşımaktadır. Bazalt taşından inşa edildiğinden hala çok sağlam ayakta durarak tarihe meydan okumaktadır.

Habitat Derneği

Buradaki program bittikten sonra Sümer Park’a geçtik. Burada Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneğinin projelerinden olan Bilenler Bilmeyenlere Bilgisayar Öğretiyor Projesinin ödül töreni yapılacaktı ve Sümer Park gezilecekti.

Sümer ParkHabitat Derneği Toplantı

Sümer Park o kadar ilginçti ki tam anlamıyla bir yaşam alanıydı. Gençlerin kültür, sanat, eğitim, teknoloji, spor alanında çalışmalarını destekleyen hizmet veren sistem bulunmaktaydı. Hatta kendi gözlerimle gördüm. Canlıya o kadar değer veriyorlar ki engelli olan bir köpeğe güneş enerjisiyle çalışan tekerlekli cihaz yaparak yürümesini kolaylaştırmışlar. Harika gurur vericiydi. Daha sonra alanı dolaşırken muhabbet spordan açıldı. Kızın biri Taekwondo yaptığını dile getirdi. Aa dedim bende bir dönem Trabzon’da yaptım. Kırmızı Siyah kuşağa kadar gelmiştim dedim. O sıra aklıma geldi.Rize Osman Tatoğlu Çay Kupası’nda rakibim Diyarbakırlıydı. Sordum anlattım durumu ve tanır mısınız rakibim Recep YAVAŞ’tı dedim. Kız aa evet Recep Hoca buradadır dedi. Şaka yaptığını sandım. Ciddi misin dedim. Sümer Park’ta Taekwondo salonu varmış. Gelin bakalım orada mı dedi. Gittik. Salona girdim. Çok şanslısınız dedi. Recep Hoca burada dedi. Yanına gittik selamlaştım. Vaktiniz varsa görülebilir miyiz dedim. Seneler öncesi5-6 yıl öncesi Rize’de rakibimdin. İsmim Kunter dedim. Hatırlamazsın büyük ihtimalle dedim. Çok eski sporcu olduğundan sayısız müsabakaya çıkmışsındır. Hayır dedi turnuvayı hatırlıyorum. İsmi şimdi hatırlar gibiyim. İkinci maçım seninleydi dedi. İlk maçı ben direk geçmiştim. İki Diyarbakırlı karşılaşmış ve galip gelen benle eşleşecekti. Recep çıkmıştı. Benim ilk maçımdı. Özel turnuva olduğundan o zaman mavi kuşaktım. 1 ay sonra kırmızı oluyordum. Turnuvaya kaçak girmiştim. Recep beni 7-0 yenmesine rağmen benim için çok büyük bir maçtı. İşin komik yanı Recep o zaman Milli Takım Sporcusuymuş. Dünya Şampiyonluğuna hazırlanıyor bense daha 1 sene oldu olacak. İyi ki maç öncesi bunları bilmiyordum. Eskileri yad ettik. Şimdi ise Balkan Şampiyonasında sakatlığından sonra Antrenörlüğü tercih etmiş. Seneler sonra gelmek çok güzeldi. Dünya küçük arkadaşlar. Nerede ne zaman geleceğimizi bilemeyiz ama bir selam verecek yüzümüz her zaman birbirimizde olsun. Vedalaşıp ayrıldıktan sonra Gençlik Meclisi ofisine geçtik. Hatıra fotoğrafı çektirmeyi unuttuğumuzu fark ettim. Yapacak bir şey yok. Ödülü Diyarbakır Kent Konseyi Gençlik Meclisine verilmişti. Ödül takdimi yapıldı. Otele dönüp program bitecekti.Biga Kent KonseyiHasan Paşa Hanı

Ailem dönüşte  Diyarbakır’ın Meşhur Diyarbakır Burma Kadayıfından istemişti. Çarşıda gözüme kestirdiğim bir yer alıp paket yaptırarak havalimanına döndüm. Böylelikle kısa sürede Diyarbakır’ın önemli noktalarını gördüm, toplantı verimli geçmiş ve güzel dostluklar elde etmiştim. Diyarbakır dedikleri gibi Doğunun Paris’iydi. Özellikle tarihi dokular ve Sümer Park beni çok etkilemişti. Bu işin doğusu batısı, kuzeyi güneyi yok ülkemiz Türkiye için her zaman çalışmaya devam etmeliyiz. İnsanları ötekileştirmeden, kardeşçe birlikte ilerlemeliyiz.

Diyarbakır On Gözlü KöprüDiyarbakır Gençlik Projesi

On Gözlü KöprüAmed

Diyarbakır Gençlik Toplantısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir