VODAFONE 41. İSTANBUL MARATONU

Kunter Güleç

İstanbul’un itibarını arttıran bir etkinlik daha olan geleneksel maraton yarışıdır. 3 Kasım 2019 tarihinde Vodafone 41. İstanbul Maratonu gerçekleştirildi. 41 kere maşallah daha nicelerine diyelim.

Gönüllü

Spor Gönüllüleri olarak yer aldığımız organizasyonlarda en kalabalık gönüllü sayısına ulaştığımız etkinlik şüphesiz İstanbul Maratonudur. Toplamda 1.000 gönüllü yer almaktadır. Önümüzdeki senelerde bu sayının 3.000 ve daha fazlası olması hedeflenmektedir.

Gençlik ve Spor Gönüllüleri Derneği

Etkinlik öncesi 27 Ekim 2019 tarihinde Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Olimpiyat Evinde Maratona katılacak gönüllülere “Gönüllü Liderliği Eğitim Programı” yapıldı. Dr. Arif ÇETİN (Spor İstanbul Dış İlişkiler Şefi), Deniz KIYAK (Spor İstanbul Tesisler Koordinasyon Şefi), Renay ONUR (Spor İstanbul Genel Müdürü), Şenol GÜNEŞ (Spor Gönüllüleri Başkanı) ve Ümit ASLAN sunumlarını gerçekleştirdi. Sabah ve öğleden sonraki oturumlara toplam 800 kişi katılım gösterdi.

Renay Onur

Maratona hazırlık haftalar öncesinde başlamıştı. Bizler de duyurular yapıyorduk. Günler yaklaştıkça arama listeleri ve ekip liderlerin hangi noktada olacakları ortaya çıkmaya başlamıştı. Tek tek gönüllüler aranıyordu. Teyit alınıyor ve bilgilendirmeler yapılmaktaydı.

TMOK

Gönüllüler ve koşucular kitlerini almak için Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Maraton ve Spor Fuarına gitmeliydi. Kitlerimizi almak için gitmiştik. Son değerlendirmeler yapıldı ve raporlar aktarılmıştı. İnsanlar sırf gönüllü yağmurluğu vs. alsın diye kayıt yapıyorlardı. Gönüllüleri kırmamak adına onları mutlu etmek adına yarıştan bir gün öncesi gece 21:00 hatta 22:00’ye kadar talep etmeleri durumunda yerlerini değiştirebildik.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi

Ulaşım konusunda metrobüs ve yol trafiğe kapanacağından Avrupa Yakasında olanların Anadolu Yakasına geçmesi aynı şekildeki karşıdakilerin de bu kıtaya geçmesi zordu. Erken saatte gitmeleri gerekiyordu. Tam diyorsun ki artık listem tamam her şey oturdu. Hoop bir telefon biz yerimizi değiştirebilir miyiz? Arkadaşımla olmak yada ben su istasyonu değil de köprüyü görmek istiyoruz vs. Sabırla anlayış gösterip değişiklik yapıyorsun. İstediği yerin takım lideri kimse bilgi veriyorsun o kayıtları transfer ediyorsun bu sefer kendi listendeki eksiği tamamlamaya çalışıyorsun filan derken saat gece 02:00’ye gelmişti işim bitmişti. İnanmayacaksınız ama saat gece 02:00’da bile arayan oldu. Lütfen az anlayışlı olun. Gece saat 02:00 biz yerimizi değiştirebilir miyiz diye. Üzgünüm listeler artık değiştirilmiyor ve saat çok geç oldu. Anlayış göstermenizi bekliyoruz. Sabah görüşmek üzere diyerek kapadım.

İstanbul Maratonu ve Spor Fuarı

Ekip liderleri sabah 05:00’da uyanıp listelerindeki gönüllüleri uyandırmak için mesajlar atmaya başlamıştı. Saat 06:00’da metrobüse binip Zincirlikuya’ya gidiyorduk. Sanırım normal şartlarda işe bu saatte gideceksin deseler ortalığı koparır kabul etmezdik ama gönüllü faaliyetlerde nedense zevk alıyoruz. Saat 07:00’da toplandık. Ekip Liderlerinden İsmail İRİDERE, Yusuf BEKERECİOĞLU gelmişti. Yoklamaları aldık. Trafik kapalıydı ve gecikmeden gönüllüleri yerlerine bırakmalıydık.

Gençlik Projesi

10. km Su ve Red Bull istasyonundan sorumluydum. Daha önceki etkinliklerde de olduğu gibi Yusuf ile birlikteydik. İner inmez kumanyaları kontrol ettik. Spor İstanbul çalışanlarından bazıları kumanya’ya dikkat edin ikazında bulundu. Neden dedik. Birisi kustu acaba zehirlendi mi bilmiyoruz dedi. Ekip Liderlerine sorduk bir sorun olmadığını dile getirdiler. Başka birkaç kişi de yemiş bir sorun yoktu. Sanırım o kişide sıkıntı vardı. Kumanyaları aldık. Masalarımızı kurduk. Su ve Red Bull’ları dizdik.

Spor Gönüllüleri

106 ülkeden yaklaşık 140 Bin kişi katıldı. 42K 4 Bin, 15K 33 Bin sporcu koşarken Halk Koşusunda ise 100 Bin civarında katılım oldu.

Maraton

Red Bull standını dizdikten sonra yetkili yöneticiye fotoğrafları attık. Red Bull 5, 10 ve 30. Km de yer alıyordu. 5. Km de yer alan ekip sen git karıştır. Red Bull yerine Powerade içeceklerinin fotoğraflarını gönder. Ortalık kısa sürede karıştı. Neyse krizi bir şekilde çözdük.

Marathon

İlk patenciler ve tekerlik sandalye de olanlar geçti. Ardından beklerken özel atletlerin geldiğini gördük. Onlardan önce canlı yayın aracı geliyordu. Atletlerin içecekleri farklıydı. Onlara biz karışmıyorduk. Ayrı masalarda kendilerinin anlayabileceği şekillerde, sembollerde yer alıyordu. O sırada atlet Elvan ABEYLEGESSE’yi gördük. Anaaa ne kadar zayıf dedik. Kadın 40 kiloymuş. Özel atletlerle ilgili Yusuf bir hikaye anlattı. Önceki senelerde gönüllünün biri bu atletlerin içeceğini merak ediyor. Atlet şişeyi alıp içmiş ve geri fırlatmış. Çocukta bakıyor şişe dolu. Merak ediyor ve şişeyi alıp içiyor. Çocuğun beklentisi özel bir enerji içeceği vs. ama içtiği içecek balgam sökücüymüş. Çocuk 1 hafta boyunca hayatında çıkarmadığı kadar balgam çıkarmış. Sigara içen birisiymiş. Ciğerlerim temizlendi diye seviniyormuş. Bu hikayeye uzun bir süre gülmüştük.

YarışKoşu

Sayı giderek artmaya başlamıştı. Su dağıtımına bir şekilde yetişiyorduk fakat Red Bull için masamız dardı. Kutu halinde vermiyoruz. Bardaklara şişenin 3’te 1’i kadar döküp koşuculara veriyorduk. Millet suyu bırakmış deli gibi Red Bull soruyordu. Hele ki Uzakdoğu’dan gelenler neredeyse tapıyordu. Red Bull görünce gözleri gülmeye başlıyordu. Birini hiç unutmuyorum iki üç bardak alıp yüzünü yıkadı. Az daha zorlasa duş alacaktı. Sayı giderek artmıştı. Bir anda yığılma başladı. Diğer masalara dağıttığımız gönüllü arkadaşlardan destek istedik. Kutuları açmaktan artık parmaklarımızı hissetmiyorduk. Üstümüz başımız su veya Red Bull olmuş hiç düşünmüyorduk. Eğlenmeye bakıyorduk. O sıra Şenol yanımızdan geçti. Bravo Kunter çalış çalış devam diyerek sosyal medyadan canlı yayın yapıyordu 😊

Spor İstanbul

Destek için arkadaşlar gelmişti. Yapmaları gerekenleri anlattı. Sorun yok anlaşıldığını dile getirdiler. İçlerinden biri yavaş yavaş bardakları diziyordu. Sanırım dedik ilk etkinliği hevesi kırılmasın. Kardeşim biraz daha hızlı yapar mısın? Koşucuların sayısı artıyor giderek dedik. Tamam dedi ama yok çocuk yine yavaş yapıyor. Yavaşlığı geçtik bu sefer bardaklar hizalı dursun diye düzeltiyordu. Bizim için çok büyük zaman kaybıydı. Sanırım çocukta simetri takıntısı vardı. Hemen onu aldık. Su dağıtımına verdik. Yoksa Biz iki günde o Red Bull dağıtımını yapamazdık. Bir yandan sporculara yetişmeye çalışırken bir yandan insanlarla uğraşıyoruz. Yoldan geçen vatandaş veya güvenlik görevlisi abi Red Bull alabilir miyiz ya da biz görmeden ceplere indiren olmuş. Fark edince boşalttırdım cepleri. Artık bağırmaya başlamıştım. Ayıp yaptığınız normalde vermiyoruz ama hadi bir iki tane göz hakkına hatır veriyoruz ama izinsiz almak nedir ya siz bir de güvenlik görevlisiniz dedim.

Sport

Stantta temizlik görevlileri canla başla gerçekten işlerini yaptılar. Hatta sağ olsun duyarlı bir kaçı bizlere bile yardımcı oldu. Onlara bile ilk başta vermedik anlayış gösterdiler. Etkinlik bitmeden içecekler bitiyordu. Yardımlarına karşılık birer adet vermiştik.

Maraton İstanbul

Sayı giderek azalmıştı. Artık dönüşümlü olarak fotoğraf çekilmeye geçmiştik. Poz verirken Bornova Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı (BALEV) temsilen 3 kişi yanıma geldi ve birlikte poz verdik. Koşuculara tempoya tutuyorduk. Formalarına bakıp hadi hadi 10 km bitti. Geriye ne kaldı. Hadi Tema, Hadi Sabancı diye gaza getiriyorduk. Kimisi gerçekten motive olup tempoyu arttırdı. Kimi kızıyordu oturduğun yerden konuşuyorsun hadi kalk gel sende koş diye ama ben bunu kötü olarak algılamıyordum. Sadece gülüp geçiyordum. Yorgunluk psikolojisidir.

Vodafone 41. İstanbul Maratonu

Red Bull kalmayınca sporcular sitem etmeye başlıyordu. 30. Km de yine var diyerek o tarafa yönlendiriyorduk. İşimiz bittikten sonra 42K Finish (Bitiş) noktasına gitmek istedim. Bulunduğumuz yerden Sultan Ahmet Meydanına yürüyerek geçtik. Kardeşim Sevgi’de başka bir su istasyonunda yer alıyordu. İstanbul’u pek bilmezdi ama ekibindeki arkadaşların tarif etmesiyle ve telefondan konum atmıştım. Onların yardımıyla yanımıza gelmişti.

Red Bull

42K da güzel anılara şahitlik ettim. Madalya dağıtan arkadaşlara yardımcı oluyordum. Hatıra kalması adına telefonumu fotoğraf çekmesi için arkadaşlara vermiştim. Şansıma harika pozlar çıktı. İlk kadın sporcu madalyasını takarken yarış gerçekten bitti mi? Ben 42 km koştum mu gerçekten size sarılabilir miyim dedi. Tabi ki dedim. Başardınız tebrik ederim dedim. Mutluluğu paylaşmıştık.

Volunteer

Ardından bu sefer erkek sporcu geldi. Aynı duyguları yaşıyordu. Madalyasını takıp tebrik ettikten sonra 42 km koşmanın yorgunluğu yetmemiş gibi beni aldı kucağına havaya kaldırıyordu. Harika mutluluklardı. Sonra bu bölümün ekip lideri Osman DEMİRKOL geldi. Ben hizaya sokmaya çalışıyorum siz fotoğraf için sırayı bozuyorsunuz demişti. Haklıydı ama kısa fotoğraf çekimi ve o anı yaşamak için biraz idare et demiştik. Daha sonra gözlem yapmak adına dolaştık. Emanet Çadırı, Çip Toplama, Su Dağıtımı, Masaj Bölümü gibi yerler vardı. Kimi gönüllüler koşucuların ayakkabısında yer alan çipi alabilmesi için önlerine çökmesi gerekiyordu. Ön yargısı olan vardı fakat 42 km koştuktan sonra kendim gördüm. Bacaklar zangır zangır titriyor ve eğilemiyordu. Yardımcı olmak adına hiç gurur yapmaya gerek yoktu. Kimisi yine o halde kendi çipini çıkarmaya çalışıyordu.

Marathon İstanbul

Şenol’u sorduğumuzda henüz gelmemişti. Adamı kaç saat öncesinde görmüştük ve hala koşuyordu. Aynı zamanda da etkinliği yürütüyordu. Yaklaştığına dair haberler geldi ve hepimiz karşılama için yerimizi almıştık. Baba oğul koşuyu tamamlamışlardı.

42K

Alanda dolaşırken koşucuların biri giyinme çadırını sordu. Bizde alanda görevli olmadığımızdan bilmiyorduk. Öğrenip dönelim dedik. Çifte daha öncede aynı cevabı vermişler ama kimse dönmediğinden bize patladılar. Dedik onlar adına bizler özür dileriz yaptıkları doğru değil siz burada bekleyin ve samimiyetimize inanın dedik. Soruşturmaya başladık alanda masaj çadırları vs. vardı ama soyunma kabinleri için herhangi bir işaret veya gösteren bir levha yoktu. Güç bela bulduk ve geri döndük göstermeye ama sporcu çift kızdığından üstünü orada değiştirmiş. Sakinleştirmeye çalıştık. Raporlarımıza yazacağımızı ve sonraki etkinliklerde bunun dikkat edilmesini sağlayacağız demiştik. Empati yaptığımda gerçekten haklıydılar. 42 K koş ve böyle sorunlarla karşılaşmak can sıkıcıydı.

Vodafone İstanbul MaratonuSports Volunteer

Etkinliğin sonuna doğru gelmiştik. Hatıra madalyalarımızı da alıp fotoğraflar çekilip etkinliği bitiriyorduk. Uykusuz ve yorgun olmamıza rağmen çok keyifli bir organizasyon olmuştu. Seneye 2020 yılında gerçekleşecek olan Vodafone 42. İstanbul Maratonunda Başlangıç noktasında olup Boğaziçi Köprüsü (15 Temmuz Şehitler Köprüsünü) yürüyerek geçmek istiyorum.

Sevgi Güleç

Kardeşimle ikimiz ailemizi de Halk Koşusuna katılmaları konusunda ikna etmiştik. Annem her gün düzenli mutlaka 1 saat yürürdü. Onun için güzel bir etkinlikti. Başlangıç noktasına gelmişler fakat 45 dakika geç başladığından insanlar protesto etmeye başlamış. Üstüne köprü de fotoğraf çekilmek isteyenler arka taraftakileri beklettiğinden canları sıkılmış ve güç bela kendilerini alandan dışarı çıkartmayı başarmışlardı. Etkinlik sonrası Beşiktaş’ta buluşup günün yorgunluğunu Sen Sebastian Cheesecake yiyerek tamamladık. Seneye bu keyifli organizasyonda mutlaka yerinizi alınız.

İstanbul Marathon

Gençlik ProjeleriSpor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir